21 Kasım 2007 Çarşamba

kelebek etkisi ( the butterfly effect) l’e övgü



kelebek etkisi, bir kelebeğin kanat çırpışı ile oluşabilecek değişim ve neden sonuç ilişkilerini, hatta ,göz ardı edilen küçük bir etkenin nasıl büyük bir sonuca sebep olabileceğinin ifadesi olup, kelebek etkisi isimli filmin çıkış noktasının da bu fikirden oluştuğu kanısındayım. izlemeyenler için kısa bir özet vermek istiyorum. evan treborn (ashton kutcher), çocukluğunda yaşadığı bazı kötü deneyimlerin etkisinden kurtulamamış olup, psikolog denetimindedir. yatağının altında yer alan günlükleri okuyarak, zamanda yolculuk yapabilmekte o ana dair olan sorunları çözümleyip, düzeltmeye çalışmaktadır. bu anımsamalar, arkadaşlarının, özellikle de yetişkinliğinde de sevmeye devam ettiği çocukluk aşkı Kayleigh’nin yıkılmış hayatından sorumluluk duyar ve onu travmatik deneyimlerden korumaya çalışır. ve artık zamanda yolculukları kasıtlı olmaya başlar. fakat her müdahale yeni bir olumsuzluğu beraberinde getirmektedir.
kelebek etkisi I’in yönetmeni; eric bress& J. mackye gruber. kurgusu, senaryosu çok başarılı. tempo oldukça yüksek ve hep aynı seviyede. mutlaka izlenmeli derim. fakat kelebek etkisi II, ilkine göre çok ama çok sıradan kalıyor. izlenmese bile olur. acımasız bir yorum oldu ama öyle :(

1 yorum:

mesut dedi ki...

Filmin bende bıraktığı etki biraz daha farklı. O filmden sonra ilk aklıma gelen aslında kimseye iyilik yapmaya çalışmamam gerektiği oldu. Sonuçlarını bilemediğim veya süreci etkileyemediğim olaylarla ilgili bir başlangıca neden olmam - ki iyilik amacıyla bile olsa - felakate neden olabileceğini gördüm.

Geçmişimi şöyle bir gözden geçirdiğimde de, nerneyse yaptığım tüm girişimlerimin hiç tahmin etmediğim şekilde sonuçlandığı farkettim. Bu durum hem iş, hem özel hayat hem de ailemle ilgili olaylarda geçerliydi. Bu sonuçlar bazen iyi bazen kötü olsa da kesinlikle benim tahmin etmediğim sonuçlardı. İlgili diğer kişilerin hayatını benim öngörümün tamamen dışında değiştirmişti.

Bu beni nasıl etkiledi dersen, açıkçası biraz bencil yaptı öncelikle. Başkalarının hayatına iyi ya da kötü müdahale etmemim hiç bir anlamı olmayacağını gördüm. Bir kaç yıldan beri benden direk ve net yardım istemeyen kişilere karşı kendi kararımla yardım etmek veya onun için daha iyi olacağını düşünerek yönlendirmeye çalışmanın hata olduğunu farkettim.

İkincisi ise mutlak iyi veya mutlak kötü sonuç olmayacağını farkederek olayları daha rahat karşılamaya başladım. Hayatta olduğumuz müddetçe, süreç, yani filmdeki tanımlamayla kelebek etkisi devam ediyor ve gelecekteki sonuçların nasıl olacağını bilmiyorum, bilmem de mümkün değil. Anlayacağın beni kötü olaylara karşı daha metanetli, iyi olaylara karşı da daha duyarsız yaptı bu film. Bugünün iyisi yarın kötüye, kötüsü iyiye neden olabileceğini anladım.

İnanç dünyamda da etkileri oldu. Herkes gibi ben de dua eder yaratıcıdan isteklerde bulunurum. Ama istemekten korkar hale geldim. Sonuçlarını bilmeden, benim için iyi mi kötü mü olacak bilmeden nasıl bir istekte bulunabilirdim ki? Hatta geçmişi tekrar düşündüğümde dualarımın tamamının kabul edildiğini ve gerçekleştiğini ama devam eden süreçte sonuçları itibariyle pişmanlık duyduğumu gördüm.

Özetle süper bir film. Benim hayata bakış açımı, davranışlarımı ve fikir dünyamı değiştiren bir film.

Mesut Yetişkul