31 Ağustos 2012 Cuma

çocuk

pazartesi sanrısı ile işe gelirken, zihnim çoktan masaya oturmuş mesaiye başlamıştı.. oysa bugün cumaydı ama omuzlarımda pazartesinin yükü vardı. bisikletin üzerinde, abisinin güvencesi ile oturan sarı saçlı çocuk sol elini kaldırdı, yüzüme baktı, iki süt dişini göstererek gülümsedi, sonra kahkaha attı. güneş gibiydi saçları günümü aydınlattı. günaydın diyemeyecek kadar küçük beni mutlu edecek kadar eşsiz.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

finding neverland-düşler ülkesi


düşler ülkesi olarak türkçe'ye çevrilen film, 2004 yapımı olmasına karşın 8 sene sonra karşıma çıktı, benim için elbette bir kayıp. aile, dram, fantastik, biyografi tarzını harika harmanlamış bir yapıt. gerçek olaydan esinlenerek perdeye aktarılan film, bizlere ünlü peter pan hikayesi'nin nasıl yazıldığını anlatıyor. oyuncular mükemmel; johny deep, kate winslet, dustin hoffman ve benim oğlum olan 6. his ve august rush'daki performansı ile beni kendine aşık eden filmdeki adı ile peter, freddie highmore!

elbette filmin puanı oldukça yüksek, müzikleri müthiş, çekimler olağan üstü. dönem filmlerinin sevdiğim havasını doyasıya yaşadım açıkçası. filmin hala etkisindeyim, müziği eşliğinde hazırlıyorum yazımı. hayal gücü, ilham, inanç ve aşk.. çok eğlenmeme rağmen bir o kadar da gözlerim doldu. doyasıya çocukluğunu yaşayan ben bile büyülendim. ruhu çocuk kalabilenler mutlaka ve mutlaka izlemeli.

filmin sonunda neverland'i görüyorsunuz ama ben gözyaşlarımdan pek net göremedim açıkçası.. ve bir kadını kadın yapan maddesi değil onun dünyasıdır, ben kendi adıma bunu anladım. iyi seyirler.



fırtına mı? girdap mı?


regl döneminde kadınların kişiliği değişiyor diyor uzmanlar. biz bunu bizzat yaşıyoruz:( ve kendimizi tüketiyoruz.. kimi zaman fırtına olup yıkıyor kimi zaman girdap olup kendi sularımızda boğuluyoruz. derdimize çare bulmak umuduyla..

benimle benzer durumları yaşayan kadınlar için.. kadınlar bilir ne kadar yorucu, yıpratıcı olduğunu umarım faydalı bir alıntı olur, lütfen okuyun hanımlar..
*
Regl döneminde ruhsal ve fiziksel olarak çöküntü yaşayan kadınlar, o dönemde adeta kişilik değiştiriyor. Bu sendromla baş etmenin ise iki yolu var...

 
Regl döneminde ruhsal ve fiziksel olarak çöküntü yaşayan kadınlar, o dönemde adeta kişilik değiştiriyor. Bu sendromla baş etmenin ise iki yolu var: Doğum kontrol hapıyla hormon dengesini sağlamak ve serotoninin ilaçlarla artmasını sağlamak...

Kadınlar her ay regl dönemlerine yakın, fiziksel ve ruhsal gerginlikler yaşıyor. İşyeri ve aile içi tartışmalar en çok bu dönemde baş gösteriyor. Çünkü kadınların hoşgörüsü, sabrı, dayanma gücü en aza iniyor. Gece sürekli delinen uyku, şiddetli baş ve karın ağrıları, halsizlik, aşırı tatlı yeme isteği, mutsuzluk ve karamsarlık kadınları esir alıyor.

DANIŞIN!

Uzmanlar regl öncesi sendromu yaşayan kadınların bunu kabullenip her ay şiddetli ağrılar çekmek yerine kadın doğum doktorlarına danışmalarını tavsiye ediyor. Acıbadem Hastanesi Adet Öncesi Gerginlik Sendromu Kliniği Sorumlusu Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özkan Öztürk, regl öncesi dönemde her 100 kadından 95'inin fiziksel ve ruhsal gerginlikler yaşadığını söylüyor. Öztürk'e göre kadınların yüzde 40'ı ise bu gerginlik yüzünden günlük yaşamda sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bunların da yüzde 5-10'u, çok ciddi boyutlarda rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor. Eğer bu belirtiler kişinin günlük yaşantısında ciddi bozukluklara neden olmuyorsa, tedaviye gerek duyulmuyor. Çünkü bu, normal iletişimi bozmuyor. Ancak hasta bundan rahatsız oluyorsa, ilişkilerinde kopukluklar yaşıyorsa, mesleki yaşamı etkileniyorsa; regl öncesi gerginlik sendromu yaşıyor anlamına geliyor.

VÜCUDUN DÜZENİ BOZULUR
Regl öncesi dönemde salgılanan progesteron hormonuna vücut ve beyin uygunsuz tepkiler gösterebiliyor. Tamamen doğal ve fizyolojik olan bu biyolojik süreç, bir anlamda, vücudun progesteron hormonunun azalıp yükselmesine verdiği uygunsuz tepkiler oluyor. Kültürel yapı da ağrının algılanmasında önemli bir etken. Kadının ekonomik ve sosyal özgürlüğüne kavuştuğu kültürlerde bu bulgular daha çok ruhsal yönden ortaya çıkıyor. Ruhsal bulguların ortaya konmasının kabul görmediği kültürlerde, fiziksel bulgular ortaya çıkıyor. Örneğin, kadının eşine bağırmasının hoş karşılanmadığı kültürde, bu kendisini bel ağrısı olarak gösterebiliyor.
REGL GÜNLÜĞÜ TUTUYORLAR

Regl sendromu tanısı, hastanın dikkatle dinlenerek bulguların regl düzeniyle karşılaştırılmasıyla konuyor. Biriki ay süresince hastanın tuttuğu günlükler doktora yardımcı oluyor. Böylece her gün hangi bulguları ne şiddette hissettiği ölçülebiliyor. Altta yatan bir hastalık yoksa, yapılacak testlerin tanıda fazla faydası olmuyor. Ancak birtakım rahatsızlıkların olmadığından mutlaka emin olmak gerekiyor.

ANTİDEPRESANLAR YÜZDE 40 ORANINDA ETKİLİ OLUYOR

Acıbadem Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel, regl döneminde kullanılan antidepresan ilaçların, bu döneme etkileri hakkında bilgi verdi: Ülkemizde yapılan bir çalışmada; kadınlarda regl öncesi dönemde ruhsal belirtilerin daha sık ortaya çıktığı ve bu belirtilerin şiddetinin, regl öncesi dönemde regl sonrası döneme göre daha yüksek olduğu saptandı.

ŞİKAYETLER AZALIYOR

Bedensel belirtilerde ise o kadar belirgin değişiklikler bulunmadı. Bu bulgular, ağrılı reglde ruhsal belirtilerin belirleyici olduğu ve bu nedenle ruhsal yaklaşımların yararlı olacağını gösteriyor. Regl döneminde, antidepresan ilaçların yüzde 40 oranında etki ettiği, vakaların yüzde 20'sinde ise şikayetleri azalttığı görüldü. Şiddetli regl sendromu olan kadınların antidepresan ilaçları uzun süre kullanması yarar getiriyor. Bunun için 12 aylık bir kullanım süresi öneriliriyor. Sendromu hafif şiddetli olanlarda dört aylık bir kullanım yeterli görülüyor. Antidepresanlar özellikle ağır sorunu olan vakalarda daha yararlı oluyor. Regl sendromunda, ilaç dışında stresle başa çıkma, farkındalık artırma, nefes egzersizleri, beden kontrolü gibi tekniklerin de yararlı olduğu biliniyor. Bu duruma eşlik eden ruhsal sorunların çözümü de, ağrılı reglin şiddetini büyük oranda azaltıyor.

KAFEİNLİ VE GAZLI İÇECEKLERDEN KESİNLİKLE UZAK DURMALISINIZ

Tedavide ilk nokta, kadının regl sendromu konusunda bilgilendirilmesidir. Bunun bir hastalık olmadığını, tedavinin kendi yaşam kalitesini ve sağlığını artırmak için verildiğini bilmesi gerekiyor. Hastaya, bu sendromdan kurtulması için aşağıdakiler önerilebilir...

Sağlıklı bir beslenme önemli. Daha az işlemden geçmiş doğal yiyecekler, sebze, meyve tüketilmesi gerekiyor. Pirinç, patates, yulaf gibi besinler, düşük yağ oranlı beyaz etler, baklagiller, doymamış yağ karbonlarını içeren bitkisel yağlar, sağlıklı beslenmenin temelini oluşturuyor. Regl döneminde buna daha da çok dikkat etmek gerekiyor.

Çikolatadan, çok şekerli, tuzlu yiyeceklerden uzak durulması şart. Doğal isteğe karşı kan şekerini dengede tutmak lazım. Çikolata yenilince şeker yükseliyor ve sonra aniden düşüyor. Vücut da bu ani artış ve azalmaya olumsuz tepki veriyor.

KOLA İÇİLMEMELİ

Özellikle regl öncesi dönemde kafein içeren ve gazlı içeceklerden uzak durulmalı, diyet kola bile içilmemeli. Bol bol su içilmeli.

Kadına eşinin, arkadaş ve dostlarının anlayış ve desteği çok önemli. Kadınlar bu zamanı kendilerine ayırmak istiyor. Ev işleri, çocuk bakımı, iş hayatının yoğunluğu nedeniyle hoşgörülü olmak gerek.

İki tedavi seçeneği var: Hormonal iniş ve çıkışların engellenmesi lazım. Bu, doğum kontrol haplarıyla sağlanıyor. Bu hapların kullanılışı çok önemli. İki-üç aya yayılarak kullanılırsa belirtiler azalıyor. Her ay kullanmaya ve arada boşluk vermemeye dikkat!

Hormonal tedavi uygun değilse ya da kadın bu konuda olumsuz düşünüyorsa; bu hormonal iniş çıkışların beyindeki etkisini kontrol altına almak için serotonin maddesini artıran ilaçlar kullanılabilir.

Fiziksel bulgulara yönelik olmak üzere de özgün tedaviler verilebilir. Göğüs sancısı, dolgunluğu için doğal içerikli bir madde kullanılabilir. Bu, çok ileri boyutlardaysa ilaç da kullanılabilir.

Vücuttaki su toplanması ve ödemle gelen kilo artışları, diyetle kontrol altına alınamıyorsa, doktor tarafından kontrollü ilaç tedavisi de uygulanabilir.
* * *

REGL DÖNEMİ BELİRTİLERİ:



Baş ağrısı

Göğüslerde hassasiyet ve dolgunluk hissi

Karında şişkinlik ve ağrı

Vücutta ödeme bağlı şişkinlik oluşması

Tatlı ve tuzlu yeme isteği

Ruhsal bir gerginlik hali

Sabırsızlık

Duygusal dalgalanmalar

Gülerken, bir anda ağlamak

Hoşgörüsüzlük

Sinirli ve sert davranışlar


ESRA TÜZÜN / SABAH GAZETESİ



24 Ağustos 2012 Cuma

kurtuluş son durak

bayram tatilinde izlediğim başta aman yaaa deyip sonra kahkahalarla ile güldüğüm bir film. konu başlı başına duyarlılık göstergesi ve eğlenceli işlenmiş, sonu iyi bağlanmamış ama olsun izlenilesi, iyi seyirler.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

şefkat

ingilizce'de en sevdiğim sözcük "tenderly" ikinci en sevdiğim sözcüğe şu an değinmeye gerek duymuyorum..

son bir kaç yıldır ana notası yasemin çiçeği olan bir parfüm arayışı içindeydim. ama nedense erişemedim, oysa ki aradığım çok yakınımdaymış! yves rocher; oysaki kaç şişe parfümlerinden bitirmiştim..

tendre; fransızca şefkat demek, yanına bir de jasmine eklenince ben daha ne isterim! yasemin kokusunun şefkati. benim gibi şefkat delisi bir kadın avuntuyu parfümünde bulsun artık.. sığınacağım bu parfüm şişesine belki de bir ömür boyu...

son olarak kokuyu sevdim ama henüz bir yorum almadım.




6 Ağustos 2012 Pazartesi

suskunum çünkü

düşüm yastığımda,

yastığım kucağımda

bense sığınacak liman aramakta..

belki de bu yüzden susmakta!

*(arşivde kalan dizeler..)

mazeretim tükendi

herkesin aksine bir yönde hareket ettiğimi düşünüyorum. kalabalık olan yolda, çoğunluğun tersine gitmeye çalışıyorum gibi. çoğu zaman sersemliyorum. onların nelerle ilgilendikleri, neyle oyalandıkları ya da ne söylediklerinin hiç önemi yok evet yok da nereye gidiyorum ben? ya da illaki bir yere mi gitmeliyim? aslında gideceğimi hissetmenin verdiği tedirginlik bu. oysa ben kök salmayı isterdim ağaçlar gibi. nedense bu olamıyor.

hayatımı kalabalık yaşamak istemiyorum. sade.. olabildiğince kendim.

yasemin kokusu eşliğinde, yıldızlara bakarak dertleşmek istiyorum bir dostla sırt sırta vererek, konuşmak konuşmak..

gecenin serinliği ürpertsin ama düşlerimden alıkoymasın. rüzgar saçımı dağıtsın ama yaramazlık yapmasın. bir adam beni bulsun ve bırakmasın.

*(arşivde kalan bir yazı)