kum saatinden akan kum,
kalbimin yangınını elbet söndürecek!
çünkü benim yazılarım;bir kadim gücün, sabrını, birkadının sezgisini ve bir yazarın dürüstlüğünü taşır. her satırında yaşanmışlığın izini taşıyan mühürdür. sözcüklerin ezgilerinin büyülü melodilere dünüştüğünü hayal ediyor ve sabırsızlanıyorum. aynı hayali paylaşacak yaratıcı ruhlarla buluşmak dileğiyle..
o, gelecek diye evin içinde arı maya gibi debelenmek ve kapımda çiçekle beliren sevdiğimi görmek nasıl bir duyguydu? neye küser, alınır ve nasıl affederdim? kaprislerim çekilir miydi? eğlenceli mi, karamsar mı, çocuksu mu ya da kadınsı mı idim?
izliyorum..izliyorum cama yapıştırıp yanağımı olan biteni. kimi zaman kollarımı kavuşturarak, kimi zaman şarkı mırıldanarak. kimi zaman alnımı da yaslayarak cama.. öylece durmalıymışım gibi geliyor. olan biten anlamsız geliyor. anlık tepkilerimle geçiştiriyorum durumları. nereden çıktı şimdi bu "bekle, bekle ve gör, neler olacak bakalım" düşüncesi? elbette evhamlanıyorum. ben alışkını değilim ki kendimin durgun, sakin, sabırlı hallerine... oluruna bırakmayı mı öğrendim ne? yoksa neyin nesi bu boşvermişlik?