karmaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karmaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2010 Çarşamba

zulada kalmış bir yazı:bazen


bazen

ne gitmek

ne kalmak

ne susmak

ne konuşmak

ne de yazmak geliyor içimden

*

oyun oynadığım sözcüklere sırt çeviremiyorum

elimde bir virgül ile uykuya dalacakken

yükü beynime çöküyor sözcüklerin

yazmam gerekliliğini hissediyorum,

hissettiriliyorum

sözcüklerin esaretinden ancak yazarak kurtulabiliyorum

nasıl başlayacağımı

nasıl biteceğini bilmeden

harfler birbirinin yanına ilişiveriyor

tek solukta el ele tutuşurken onlar,

bir ünleme dolanıyor, asla noktayı koyamıyorum!


*fotoğraf, onur pehlivan

10 Temmuz 2008 Perşembe

kısa bir mola

izliyorum..izliyorum cama yapıştırıp yanağımı olan biteni. kimi zaman kollarımı kavuşturarak, kimi zaman şarkı mırıldanarak. kimi zaman alnımı da yaslayarak cama.. öylece durmalıymışım gibi geliyor. olan biten anlamsız geliyor. anlık tepkilerimle geçiştiriyorum durumları. nereden çıktı şimdi bu "bekle, bekle ve gör, neler olacak bakalım" düşüncesi? elbette evhamlanıyorum. ben alışkını değilim ki kendimin durgun, sakin, sabırlı hallerine... oluruna bırakmayı mı öğrendim ne? yoksa neyin nesi bu boşvermişlik?

şimdi yazarken bile omuz silkiyorum.. hayret bişey yaa..anlayamıyorum. kendi kendime mi inadım!
hayallarim eşit uzaklıkta her bir düşüme. yönümü bilemiyor, hiç bir düş tablosuna koyamıyorum kendimi. yüreğim demir attı. mıh gibi. kımıldamıyor, kımıldatamıyorum. anladığım kadarı ile ürküyor.
üzülüyorum aslında.. farkındayım. hiç bir zaman umutsuzluğa düşmedim ancak bu durum sessiz bir teslimiyet, kabulleniş.
abartılı isteklerim olmadı hiç hayattan. dinginlik ve denge istedim doğadan.dün gece uyku öncesi sezinledim ki hayallerimde bir başkası yok artık. orta yaş halimi kurguladığımda minik ve şirin bir evde, mutfakta kahvaltı hazırlıyorum tek kişilik, iç dünyası çok kalabalık olan kendime. hoş bir serinlik var masada. nergis çiçekleri tabaklara uyumlu, vazoda. antalya'daki şirin evimin çok kere tanık olduğu manzara aslında bu! o yüzden biliyorum yine üşeneceğim fırından ekmek almak için evden çıkmaya :)
korkutmuyor yalnız yaşlanmak, ama neden çayını doldurabileceğim bir fincan daha olmasın o kahvaltı masasında?
......................................düşüncelerim karıştı..........derin bir iç çekiş.......zamana teslim olmak en iyisi. en iyisi putuheba sen iyice yapış o, olanı biteni izlediğin cama!