*
babasız büyüdüğümden
bir yanım eksik sanıyordum..
her yanım imiş
eksik olan..
çünkü benim yazılarım;bir kadim gücün, sabrını, birkadının sezgisini ve bir yazarın dürüstlüğünü taşır. her satırında yaşanmışlığın izini taşıyan mühürdür. sözcüklerin ezgilerinin büyülü melodilere dünüştüğünü hayal ediyor ve sabırsızlanıyorum. aynı hayali paylaşacak yaratıcı ruhlarla buluşmak dileğiyle..
mesela diyor zerrin tekindor;
'sen biriyle bir ekmeği bölüp yemek istiyorsun ama o eline ekmeği tutuşturup gidiyor, sanıyor ki mesele doymak...'
benzerini yaşadım!
teoman'ın koyu antolojisi konseri'ne gidelim dedim. vermezmiş o ücreti, o konser biletine! ben alırım deyince de, alayım biletleri de iş arkadaşınla gidin konsere dedi!
o; meseleyi de, beni de hiç anlamadı zaten!
kime aşık olacağını seçemiyorsun
kalbini yanlış adama armağan edebiliyor,
bir yanlışı sevmiş,
bir yanlışa güvenmiş,
yanlışı baş tacı
kalbinin efendisi yapmış olabilirsin
yanlışdan doğruyu ummak..
yanlış adam, nihayetinde yalnız kadin!
iki yıl önce dün; ay tam mıydı? yarım mıydı? hilal miydi? var mıydı? yok muydu? hiiiç hatırlamıyorum.
iki yıl önce dün; 24 mart'da kendimi izmir'de bambaşka bir hayatın içinde gerilim ve dram tadında bulmuştum.
evimi, işimi, alışkanlıklarımı ödemiş'de bırakmıştım. tam anlamıyla bir kabusun içinde bulmuştum kendimi.
martılarla geceleri nöbet tutup umut'u izlemiştim, bitmeyen dualar eşliğinde.
kara bir bulut tepemdeydi ve belli ki beni çok seviyordu, nedense bir türlü gitmedi.
varsın beni kimse anlamasın, kimse evladı ile sınanmasın.
ailem bildiklerim yabancı, ilk kez gördüklerim dertdaşım, sığındıklarım oldu.
dün küllerimden yeniden doğdum ben.
ve ay tüm görkemiyle dolunaydı, usul usul çıktı bulutların arkasından;
bitti bak başardın mutlu son der gibi, noktayı koyar gibiydi.
bundan böyle mutsuzluk haram bana, kadehler umut'a