*
derin olmalı bakışlar,
nefes almayı unutturmalı!
çünkü benim yazılarım;bir kadim gücün, sabrını, birkadının sezgisini ve bir yazarın dürüstlüğünü taşır. her satırında yaşanmışlığın izini taşıyan mühürdür. sözcüklerin ezgilerinin büyülü melodilere dünüştüğünü hayal ediyor ve sabırsızlanıyorum. aynı hayali paylaşacak yaratıcı ruhlarla buluşmak dileğiyle..
kuzucuğum uyanmasın diye sessizce hazırlanıyordum işe gitmek üzere. öyle güzel uyuyor ki kıyamadım öpmeye ama onu öpmeden de evden çıkmak istemiyordum.
kreş için çantasını ve giysilerini hazırlamak için odadan çıkıp döndüğümde yatağın ayak ucunda oturmuş beni bekleyen oğlumu buldum. ''anne'' dedi sessizce. onu öpüp koklayacağım için çok sevindim. yumuldum mis kokan pembe gül kokulu oğluma.
cümleleri; kazıya kazıya
susarım ben
dudaklarım;
en harlı ateşle mühür
kalbimin dinmez çığlıkları,
dinmez fırtınası!
bir avuç kalpte kaç cephenin savaşı
kalpte;
mağlup savaşlar
gözde;
yağmura karışan yaşlar
* fotoğraf tabi ki de onur pehlivan! kraliçeden minnetle..
kendimleyim;
basamaklarını bir çıkıyor
çok kere iniyorum ikişer ikişer kendimin.
derinliklerime bakınca
huzurlu bir yalnızlık, hazine gibi
korkuyorum gerçi
ürpertinin kışkırtıcı cesareti
kaç kızım, uzaklaş!
hiç olur mu?!
akıllanmam ben,
ders almam.
acıta acıta
kanata kanata
öğrenirim.
geç kalmışlığın
çok geç farkına varmışlığın..
vazgeçer miyim?
pes etmeyi bilir miyim...?
.
.
bekler,
dolanır ama
cumburlop atlarım en derinlerine kendimin
belki boğulurum
belki de
gelir biri kurtarır.!?.....
belki de!
kalbime sakladım kendimi
üzerinden kilitledim