suskunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suskunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2023 Pazartesi

mağlup



içimi; döke döke

cümleleri; kazıya kazıya

susarım ben

dudaklarım; 

en harlı ateşle mühür 

kalbimin dinmez çığlıkları,

dinmez fırtınası!

bir avuç kalpte kaç cephenin savaşı

kalpte; 

mağlup savaşlar

gözde; 

yağmura karışan yaşlar


* fotoğraf tabi ki de onur pehlivan! kraliçeden minnetle..

6 Ağustos 2012 Pazartesi

suskunum çünkü

düşüm yastığımda,

yastığım kucağımda

bense sığınacak liman aramakta..

belki de bu yüzden susmakta!

*(arşivde kalan dizeler..)

28 Mayıs 2009 Perşembe

s.u.s

kabalık değil, kabullenmişlik. bendeki s.u.s hali!

neden şaşırtmıyorsun beni hayat? ya da neden şaşırtamıyorsun diye sorayım. neden? oysa ben şaşırmak, çocuklar gibi hayret içinde gözlerimi kocaman açmak istiyorum.

sözcüklerim bedenimi sarmışken, dökülmüyor tek bir sözcük dudaklarımdan. inat değil, öngörü ve kabullenmişlik. yardım çağrısı değil bu s.u.s hali. emir kipi de değil. samimi bir oluruna bırakma gerekliliği…

çıkmaz sokaklara sapan cümlelerimden yorgun düştüm. pes ediyorum. bir süreliğine düşüncelerimi kendime saklayacağım. paylaşmayı sevmediğimden değil! izler bırakıyor yüreğimde; virgüller, ünlemler ve en çok da soru işaretleri.

bir süreliğine dargınım soru işaretlerine. tam da noktayı doğru yere koyduğumu sanırken, karşıma çıkan soru işaretlerine meydan okuyorum.

uzun bir süre çıkmasın yoluma soru işaretleri.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

susmak

susuyorsan, büyümüşsün demektir. isyan edip konuşuyorsan hala çocuksundur. inancın vardır sözcüklerden medet umacak. 

susuyorsan, denenecek yol kalmamış demektir. 

susuyorsan, eziyet etmek istemediğindendir kendine.

hanımefendiliğinden değil suskunluğun, vazgeçtiğindedir.

susarken tasalanmıyor, umursamaz kalabiliyorsan, koca bir kaya parçası son noktan olmuştur. konu kendiliğinden kapanmış demektir.

zaman öyle bir kavram ki, her yaşanan anında deneyimleniyor ve yeniden şekilleniyorsun. yapamam, edemem, vazgeçemem dediklerini öylece hiç düşünmeden bırakabiliyorsun. ve öyle bir içsel süzgeçten geçiriyorsun ki yaşadıklarını, işittiklerini ve de okuduklarını kendi payına düşeni sorguluyorsun. neden ve niçinleri ya da diğer olasılıkları sorguluyorsun. tabiî ki cevabını bulamıyor, yorulduğunla kalıyorsun.

payına düşen acı ya da sıkıntı da olsa geçeceğini bilerek sabır ile hafifleyeceğin anı bekliyorsun. nasıl oluyorsa o hafifleme anı yüreğine, taze bir gün ışığı olarak yerleşiyor. bu sebepten ötürü hayatın her anının değerli olduğunu düşünüyorum. 

susmak, susabilmek farklı bir özgürlükmüş. bilinçli olarak kendini anlatmaktan vazgeçme isteği... sanırım bu da bana olgun yaşımın hediyesi.

hüzün yok bu sessizlikte...

16 Mart 2009 Pazartesi

su

su: H2O 

2 hidrojen 1 oksijen atomundan çok fazlası

mucizevi yaşam sıvısı

akıl almayan hayatın başlangıcı

hayatın devamının ön şartı

kimi zaman doğanın isyanı

engel tanımayan kararlılığın göstergesi

bilgeliğin simgesi

düşüncelerin saf hali

günümüzde insanlığın acizliği

en masum çocuk savaşı

rakının vazgeçilmez arkadaşı

bulutun gözyaşı

baş edilemezliğin çığlığı

gözlerimin tuzlu suyu