ışığı kapatıp, sakin adımlarımı duymadan, kokumu duyacaksın önce. uzun ıslak saçlarımı taramış, pijamalarımı giymiş ve el kremimi ellerime iyice yedirerek yanına yaklaşacağım. sen belki tv izliyor ya da müzik dinliyor olacaksın. muhtemelen "mis kokulum" diye öpeceksin. hiç izin istemeden oturduğun koltukta önce kendime sonra saçlarıma dizlerinde yer açacağım. nemli saçlarım tenini serinletecek ama varlığımı duyumsamanın verdiği mutluluk şikayet etmeni engelleyecek. izlediğin program ya da dinlediğin müzik hakkında konuşacağız. saçımı okşayacaksın, iyi kurutmamışsın diyerek.. elbette tınlamayacağım ne de olsa üzerinde konuşacak bir konu bulur, değiştiririm konuyu.. bir elin kumandada bir elin elimde göbeğimin kıyısında buluşacak ellerimiz. bende göreceksin, öğreneceksin çünkü aşkta dokunuşun şifa olduğunu! ve ben kocaman gülümseyerek belki burada uyuyabilirim diyerek, uykuya dalacağım. dün gece kurduğum bu hayal gibi..
çünkü benim yazılarım;bir kadim gücün, sabrını, birkadının sezgisini ve bir yazarın dürüstlüğünü taşır. her satırında yaşanmışlığın izini taşıyan mühürdür. sözcüklerin ezgilerinin büyülü melodilere dünüştüğünü hayal ediyor ve sabırsızlanıyorum. aynı hayali paylaşacak yaratıcı ruhlarla buluşmak dileğiyle..
paylaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paylaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Eylül 2012 Cuma
18 Şubat 2009 Çarşamba
bir dokunuş merhem olur her yaraya
gece, her zamankinden daha karanlık. ay yok ortada, yıldızlarsa sanki biraz keyifsiz. birazdan ders başlayacak. sınıfa doğru yürüyorum. küçük menderes’in haykırışları beni çağırıyor. gitmemek olmaz. yanaşıyorum ırmağın kıyısına. o haykırıyor, ben susuyorum. kamelyaya yaslanıp izliyorum, bereketin bu delice akışını. düşüncelerimi bastırıyor suyun hararetli sesi.tek bir şey diliyorum.
hızlı adımlarla sınıfa yöneliyorum. her zamanki yerime oturup, odaklanmaya çalışıyorum anlatılanlara. nafile. buğulu camlar, parlayan yazı tahtası ve yan düşmüş kitaplarda dolanıyor gözüm. fasülyeden dinliyorum dersi. konu da biraz karışık. ha gayret derya, dersin bitmesine az kaldı.
beklenmedik bir arkadaş çıkıp geliyor, gece hala karanlık. cümleler, iyi geliyor biraz hüzünlü halime. sıyrılıyorum buruk ruh halimden. hüzünlü bir kadından, küçük bir kız çocuğuna dönüşmem çok zaman almıyor.
konuşuyor, konuşuyor, konuşuyoruz...
eve geldiğimde, şımarık bir tebessümle dalıyorum uykuya. bu gece tekrar farkına varıyorum ki gerçek arkadaşlar sessiz çığlıklarınızı hissedip, yanımızda olur.
ne zaman üstesinden gelemeyeceğim sorun olduğunu sandığımda ya da kendi derinliğimde, kalp kırgınlıkları arasına sıkıştığımda, bir arkadaş eli kavrar yüreğimi.
işte bu mucizevi dokunuş, merhem olur her yarama.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
