24 Aralık 2019 Salı

aslında

ankara.. beğendik yokuşu.. 

akşam üzeri hava tabiki yine puslu.. bazı ev ve iş yerlerinin sarı ışıkları tek tek yanarken memleket özlemini sohbetle bastırıyoruz. anın en tatlı yanı hafifçe yaklaşan öğütülmüş kahve kokusu.

beğendik'de başlıyoruz dolaşmaya; kimlerin kulakları çınlamıyor ki.. derken diyor ki ''en büyük hayalim eşim ve çocuğumla market alışveriş arabası ile dolaşmak'' şaşırıyorum bu kadar mütevazi en büyük hayal olur hiç diye! oysa kendi en büyük hayalimi hatırlamıyorum bile..

aradan yıllar geçti..

yer ödemiş 3 m migros ben ve o ve de oğlumuz umut ile market arabası ile dolaşıyoruz.. aklıma geldi ''en büyük hayalini hatırlıyor musun?'' dedim. alnımdan öptü. ''işte şimdi yaptığımız'' dedi.

aslında ben onun en büyük hayaliymişim..

kutlu olsun 4. yılımız..

18 Temmuz 2019 Perşembe

oğluma;

senin geleceğini testten öğrendiğimizde sevinçten delirdim (k). ama öyle bir bekleyiş ki sana kavuşmak, bu bekleyişi muhtemelen başına geldiğinde anlayacaksın. adım adım yaşadık sana kavuşma heyecanını çünkü her adımda senin sağlıklı olup olmadığın şüphelerini taşıdık. anlayacağın sana kavuşmanın heyecanının diğer adı hep temkinli olarak tanımlanabilirdi. 

itiraf etmeliyim ki öyle genç anneler gibi oğluşum oğluşum modunda değildim. ama senin sağlıklı büyümen için elimden gelenin en iyisini yaptım. bunlar fedakarlık değil olması gerekenler zaten. örneğin senin varlığın ile müjdelendiğimizden itibaren hiç oje sürmedim. sigara dumanından uzak durdum. sevmediğim kırmızı eti tükettim. topuklu ayakkabı giymedim. seni gerecek huzursuz edecek gürültülü ortamlardan kaçındım. daha neler neler..

bu süreçte sen aydan aya büyüdün ve her ay ultrasonda harika pozlar verdin. ben mutluluğun resmine bakar gibi baktım senin belli belirsiz yüzüne.

zorluklarım oldu ama şimdi hiç sırası değil bunların.. vee 20 temmuz cumartesi tam da mesai saati olan 08:30'da kucağıma aldım seni, göğsüme yatırdım. karnımdayken anne adayıydım ve kucağımda anne oldum.

ağlama seslerine göz yaşlarım karıştı ve inanılmaz bencil bir duygu ile içimde beynimde ''benim oğlum, benim oğlum'' cümlesi sürekli dönüp duruyordu ve kontrolüm dışındaydı. o zaman anladım bir anne sevgisinin önünde hiç bir engelin duramayacağını kendi duygularımdam ürktüm açıkçası.

ve 2 gün sonra dünya güzeli oğlum ilk yaşını kutlayacağız. hep derdim ben tam oldum olgunlaştım filan meğer eksikmişim seninle tam anlamıyla tamam oldum.

seni çok seviyorum ve de ölüyorum sana.

ilk yaşında dileğini ben tutayım; sen ve tüm bebekler sevgi içinde büyüsün.

iyi ki geldin aramıza.

10 Haziran 2019 Pazartesi

umut

bitmeyen dualarımın gizli öznesi.. her nefesimi şiir yapan canım oğlum.

18 Nisan 2019 Perşembe

kırık

hayallerin kırıkları da can yakar mı ?

30 Eylül 2018 Pazar

çat çat çaaat

gebeliğin son ayında resmen karnımın derisinin çatlama sesini duydum üstelik her adım atışımda. faciaydı! estetik kaygıları geçtim canım çok yanıyordu kaşıntısı da cabasıydı.

üçüncü aydan itibaren johnson baby yağı, mustela çatlak önleyici ve lierac çatlak önleyici krem kullanmaya başladım. kesmedi bio oil yağ o da kesmedi arifoğlu çatlak önleyici yağ ee hindistan cevizi yağı iyiymiş diye hadi onu da deneyelim dedim amaa 7. ayda çat çat çatladım. hemen çatlak giderici krem arayışına başladım ve lierac çatlak önleyici kremde karar kıldım. halen de kullanıyorum. bakalım sonuç alabilecek miyim?!

kaşıntıma bir tek yurtdışından gelen %99 aleo vera içerikli krem iyi geldi. diğerleri hep foss boşu boşuna bir sürü geceliğim yağ oldu. önerim gözden çıkaracağınız bir kaç giysinizi giyin yağlandıktan sonra lekeler hemen çıkmıyor, uğraştırıyor.

8 Şubat 2018 Perşembe

disguzi

değinmek hatta hatırlamak istemediğim gebelik şikayetim.

en keyifli olmam gereken ilk üç ayımı zehir eden durum. geçeceğini umarak hatırlamak istemediğim için yazmak da istemediğim lanet kötü ağız tadı. çikolatanın tadı hiç acı olur mu?! içtiğiniz su zehir gibi gelir mi?! yediğiniz her tadın kendi tadı dışında berbat, kötü, acı, metalik bir iğrençliğe dönüşmesine disguzi denilmekteymiş. gebeliğin ilk 14 haftasından sonra geçermiş ! o mucizevi 14. haftayı bekliyorum..

sakız çiğnemekten nefret ederim. iş yeri çekmecem, mutfak dolabı, çantam, montumun cepleri sakız dolu. günde en az 15 defa diş fırçalıyorum ağız suyu gargarası cabası.

çok yoruldum ve mutluluğumu hiç yaşayamadığım için çok üzgünüm. bitsin artık

3 Ocak 2018 Çarşamba

40

evet tam da kırkımda anne oluyorum. bu süreçte çok acı forum yazılarına rastladım, çaresiz çığlıklara tanık oldum..

kırk yaşında anne adaylarına karşı çok acımasızlar. okudukça üzüldüm.

çeşitli nedenlerden dolayı bebek sahibi olmak için geciken anneler için yazmak istedim. sağlığınız yerindeyse bebeğinize kavuşmak için engeliniz yok. eyvah yaşlandım, geç kaldım telaşlarına kulak asmayın lütfen. kendinizi bu kısır döngüden çıkarın. bu sizin kendiniz için yapabileceğiniz en büyük iyilik olacaktır.

40 yaşında anne adayı olarak çok iyi biliyorum bu duyguya geç kalanları.. takvim takipleri, bir umut yapılan testleri, kırmızı lekeler yüzünden yıkılan hayalleri. iki sene boyunca ben de yaşadım bu gerilimleri taa kii son gittiği doktor normal yol ile bebek sahibi olabilecek kadar sağlıklısın diyene kadar. kapatın kulaklarınızı olumsuzluklara her kadının 40 yaş eşiği, sağlık durumu farklı. açıkçası ben de tercih etmezdim bu yaşta anne olmak ama koşullar bunu gerektirdi, geç kaldım diye vazgeçecek de değilim hani!

benim durumum moral olsun kasıtlı can sıkan yorumculara. naçizane bir kaç öneri paylaşmak istiyorum. öncelikle çok isteseniz de odağınızda bebek edinme olmamalı, gündemin ilk konusu yapmayın. uğraşlar bulun kaygı arttıkça olasılık düşüyor. bilimsel çok açıklaması var ama ben konuya pek hakim değilim açıkçası. tatile çıkın, moralinizi yüksek tutun, folik asit kullanımı önemli mutlaka doktorunuza danışın, tahlillerinizi yaptırın.

kendi kendinizin doktoru ve umudu olun.