22 Ağustos 2012 Çarşamba

şefkat

ingilizce'de en sevdiğim sözcük "tenderly" ikinci en sevdiğim sözcüğe şu an değinmeye gerek duymuyorum..

son bir kaç yıldır ana notası yasemin çiçeği olan bir parfüm arayışı içindeydim. ama nedense erişemedim, oysa ki aradığım çok yakınımdaymış! yves rocher; oysaki kaç şişe parfümlerinden bitirmiştim..

tendre; fransızca şefkat demek, yanına bir de jasmine eklenince ben daha ne isterim! yasemin kokusunun şefkati. benim gibi şefkat delisi bir kadın avuntuyu parfümünde bulsun artık.. sığınacağım bu parfüm şişesine belki de bir ömür boyu...

son olarak kokuyu sevdim ama henüz bir yorum almadım.




6 Ağustos 2012 Pazartesi

suskunum çünkü

düşüm yastığımda,

yastığım kucağımda

bense sığınacak liman aramakta..

belki de bu yüzden susmakta!

*(arşivde kalan dizeler..)

mazeretim tükendi

herkesin aksine bir yönde hareket ettiğimi düşünüyorum. kalabalık olan yolda, çoğunluğun tersine gitmeye çalışıyorum gibi. çoğu zaman sersemliyorum. onların nelerle ilgilendikleri, neyle oyalandıkları ya da ne söylediklerinin hiç önemi yok evet yok da nereye gidiyorum ben? ya da illaki bir yere mi gitmeliyim? aslında gideceğimi hissetmenin verdiği tedirginlik bu. oysa ben kök salmayı isterdim ağaçlar gibi. nedense bu olamıyor.

hayatımı kalabalık yaşamak istemiyorum. sade.. olabildiğince kendim.

yasemin kokusu eşliğinde, yıldızlara bakarak dertleşmek istiyorum bir dostla sırt sırta vererek, konuşmak konuşmak..

gecenin serinliği ürpertsin ama düşlerimden alıkoymasın. rüzgar saçımı dağıtsın ama yaramazlık yapmasın. bir adam beni bulsun ve bırakmasın.

*(arşivde kalan bir yazı)

30 Temmuz 2012 Pazartesi

geometri



*
iç açılarının toplamında huzur
dış açılarında kendini buluyorsan
yorma sözcükleri

hisset!

16 Temmuz 2012 Pazartesi

bahar


yaz güneşinde kuruyabilir yürekler ama sen ismin gibi ol, bu şarkı gibi ol. bütün kış dallarında tomurcuklar olmalı, çiçek açmalısın. yüreğim seninle bunu bilmelisin. naçizane dualarım, umutlarım seninle. seni seviyorum bahar.

14 Haziran 2012 Perşembe

olmaz

*
sesini sevdiğim iki adam
köpüğünü sevdiğim bira
ve olur ve olmazlarını karıştırdığım ben!

4 Haziran 2012 Pazartesi

aşk-ı virane


yorgunluğun,
belirsizliğin
hatta
ruhsuzluğun en ortasında
yaptığım ve aslında yapabildiğim tek şey,
yolculuk boyunca bu şarkıyı defalarca kez dinlemek oldu!