16 Aralık 2010 Perşembe

av mevsimi


hemen belirteyim, beğenmedim. sağlam bir kadroya karşın hiç bir duygu ibaresi yaşamadığım sıradan bir film benim için. senaryo tamamen sorgulanabilir ve kendi içinde tutarsızlıklar mevcut. klasik amerikan filmlerinden alışkın olduğumuz usta-çırak diyalogları. filmi izlerken sürekli başka filmlerden esintiler hissettim. başlıcası pamuk'un iç sesinin tonu ve şivesi, mutluluk filmindeki meryem'i hatırlattı.

filmin ilk sahnesinden etkilenmiştim ama giriş sahnesi oldukça uzun. şener şen'in oyunculuğu dışında bir çok unsuru havada kalan bir film...hasan'ın işi neydi o filmde anlamadım. hani şöyle seri bi katil ile kurgulansaydı daha cazip olabilirdi senaryo. cem yılmaz (deli) "bakış açınızı değiştirin" vurgusunu yapıyor ama şener şen verdiği eğitimde bakış açı değiştirmeyi şüpheli üzeriden yapıyordu. vs vs..

film beni avlayamadı!

15 Aralık 2010 Çarşamba

bıırrrr

hani bilsem bi küfür savuracağım... öyle böyle değil, hiç de yüzüm kızarmadan. fena sinirliyim olanlara. "hooop ne oluyor?", "haddini bil!"diye haykırmak istiyorum. gördükçe, dinledikçe ve tanık oldukça.. sadece kişisel protestoma devam ediyor, TV izlemiyorum. öfkeliyim ve korkuyorum.
sadece uzaklaşıyor, umursamazlaşıyorum diğerleri gibi...
bu kadar mı çaresisiz?
* umut yok, fotoğraf yok:(

24 Kasım 2010 Çarşamba

rağmen


söze rağmen

nefesimi tuttum

naza rağmen

indim derinliklerine kalbinin

inkara rağmen

bıraktım bedenimi yorgun akıntılarına


*fotoğraf, onur pehlivan

22 Kasım 2010 Pazartesi

yaprak


ıslığı yaklaşıyor rüzgarın

ya

küllerimi savuracak

ya da

beni yaprağı yapacak
*fotoğraf, onur pehlivan

21 Kasım 2010 Pazar

bigudi


"küçükken

saçımı örerdi

annem

büyüdüm..

bigudilerimi sarıyor

annem"

1 Kasım 2010 Pazartesi

sobe


saçımı çekti

"kalk"
dedi


uykunun en ballı yerinde

"yaz"
dedi


üşendim

"haddii"
dedi


-ama

yoruldum

sırlamaktan sözcükleri

anlasana

tıkandım

mühürlemekten cümleleri-


pek iplemedi

eğildi

"baak"
dedi


yazılan dörtlükleri gösterdi


suçlandım.


"sobbee"
dedi.


artık ebe bendim.


yazacaktım...


*fotoğraf, onur pehlivan

25 Ekim 2010 Pazartesi

başka dilde aşk


"hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz?"


filmin fragmanına göz attığımda "evet, leziz bir film izleyeceğim" demiştim. ki yanılmadım. senaryo,kurgu, müzikler, görüntüler, oyunculuk son derece uyum içinde vee çok da başarılı. yapıtın bir çok festivalde ödül aldığını biliyorum ancak yakın zamanda kıbrıs rum kesimi'nin kıbrıs film festivali'nde aldığı 4 daldaki ödül beni son derece mutlu etti.

film hakkında epeydir yazı yazmak istedim fakat ruh halim buna pek elverişli değildi. kimi zaman gözlerim doldu, içim acıdı.

onur ve zeynep'in aşkları için göze aldıklarını izledikçe, beceriksiz ilişkilerimi sorguladım. kendimi al aşağı ettim. aşka karşı kabahatli hissettim. hala da geçmedi bu mahçubiyetim.

konusunu anlatmayacağım. yaraların hafiften deşilmesine müsade edilmesine ortam hazırlıyor. bu nedenle izleyin ve de mutlaka yalnız izleyin.

bırakın başka dilde anlaşmayı başka dilde aşk da yaşanıyor en tutkulusundan.

aynı dili konuşan olarak çok utandım hallerimden. kesinlike aşka çok ayıp ediyoruz.