24 Kasım 2010 Çarşamba

rağmen


söze rağmen

nefesimi tuttum

naza rağmen

indim derinliklerine kalbinin

inkara rağmen

bıraktım bedenimi yorgun akıntılarına


*fotoğraf, onur pehlivan

22 Kasım 2010 Pazartesi

yaprak


ıslığı yaklaşıyor rüzgarın

ya

küllerimi savuracak

ya da

beni yaprağı yapacak
*fotoğraf, onur pehlivan

21 Kasım 2010 Pazar

bigudi


"küçükken

saçımı örerdi

annem

büyüdüm..

bigudilerimi sarıyor

annem"

1 Kasım 2010 Pazartesi

sobe


saçımı çekti

"kalk"
dedi


uykunun en ballı yerinde

"yaz"
dedi


üşendim

"haddii"
dedi


-ama

yoruldum

sırlamaktan sözcükleri

anlasana

tıkandım

mühürlemekten cümleleri-


pek iplemedi

eğildi

"baak"
dedi


yazılan dörtlükleri gösterdi


suçlandım.


"sobbee"
dedi.


artık ebe bendim.


yazacaktım...


*fotoğraf, onur pehlivan

25 Ekim 2010 Pazartesi

başka dilde aşk


"hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz?"


filmin fragmanına göz attığımda "evet, leziz bir film izleyeceğim" demiştim. ki yanılmadım. senaryo,kurgu, müzikler, görüntüler, oyunculuk son derece uyum içinde vee çok da başarılı. yapıtın bir çok festivalde ödül aldığını biliyorum ancak yakın zamanda kıbrıs rum kesimi'nin kıbrıs film festivali'nde aldığı 4 daldaki ödül beni son derece mutlu etti.

film hakkında epeydir yazı yazmak istedim fakat ruh halim buna pek elverişli değildi. kimi zaman gözlerim doldu, içim acıdı.

onur ve zeynep'in aşkları için göze aldıklarını izledikçe, beceriksiz ilişkilerimi sorguladım. kendimi al aşağı ettim. aşka karşı kabahatli hissettim. hala da geçmedi bu mahçubiyetim.

konusunu anlatmayacağım. yaraların hafiften deşilmesine müsade edilmesine ortam hazırlıyor. bu nedenle izleyin ve de mutlaka yalnız izleyin.

bırakın başka dilde anlaşmayı başka dilde aşk da yaşanıyor en tutkulusundan.

aynı dili konuşan olarak çok utandım hallerimden. kesinlike aşka çok ayıp ediyoruz.

19 Ağustos 2010 Perşembe

sanırdım ki


sözcüklerini hücrelerine ayırıp daha sonra itina ile seçip inşa etsen de doğru anlaşılamayabiliniyormuşsun!


niyetler farklı olunca, vurgunun hangi sözcüğe yapıldığının bir önemi kalmıyormuş. insanı da en çok bu anlaşılamama durumu yoruyormuş.. sanırdım ki iki makul insan egolarını kenara bırakıp dostane bir tavırla tüm sorunları çözebilir, yanlış anlaşılmaları giderebilir, dahası insan konuşarak her sorunun üstesinden gelebilir.! denedim ki kimi zaman tüm çabalar faydasız kalabiliyor. iletişim denilen bilgiç sözcüğün büyüsüne inanıyorum. onca sene eğitimini aldığım konuda son 8 ayda iletişemedim sadece itişebildim.


kurulan cümlenin basit anlamları bile çarpık bir ayna ile size yansıtıldığında cümlelerden medet ummayın, niyeti sorgulayın.


*fotoğraf, onur pehlivan


13 Ağustos 2010 Cuma

buralardaydım

uzakta değil

buralardaydım.. 

okudum ama yazamadım.

tozlanan cümlelerimi sevemedim.

yenilerini bir araya getiremedim.

öğüttüm kendimi.

değirmenimi kendim seçmiştim

ruhum çok yandı. 

açılmaya yüz tuttu sargılarım

korkuyorum bakmaya