sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2009 Çarşamba

bugün

bugün, diğerlerinden farklı olan bir şey yok.
annem sabah mutfakta
kahvaltımı hazırlıyor, bir taraftan bana TV’de gördüğü bir şeyi anlatıyor
biberin acı olduğunu fark ediyor
üstesinden gelinebilecek kadar acı oysaki 
bacaklarım ağrıyor.
hava kapalı.
yağmur çiseliyor.
kırmızı şemsiyemle yürüyorum
kaçamak bakışlar atıyorum camekanlara
iyi ki düz çizmelerimi giymişim diyorum
topuklu olan zahmet verecekti ayaklarıma
çünkü bacaklarım ağrıyor
tasalanmıyorum
biberin acısı gibi kendini hissettiriyor sadece
katlanabilir olsa keşke tüm acılarımız
sınırlarımızı zorlamasa...
bunları düşünürken, 
karşı kaldırımdaki arkadaşıma el sallıyorum.
karamsar şeyleri düşünürken de mutlu olabiliyor insan
bugün; ben, kendimden bunu öğrendim!

* fotoğraf, onur pehlivan


14 Ocak 2009 Çarşamba

bu sabah

ayakkabılarımı giydim, kapıyı çektim. rujumu sürmeyi unutmuştum, derdim bu olsun dedim. yağmur çiselemiş. toprak yumuşak. gün sanki henüz uyanmamış ya da uyanmak üzere, gözlerini ovuşturuyor. küçük adımlarla ilerliyorum, sevdiğim işe doğru.

günlük yapılacak işlerimi sıraladım zihnimde, dünden yarım kalan işlere öncelik tanıyarak. sokak lambaları hala yanıyor. iş yerleri, müşteriler için hazırlanıyor, kapıların önleri süpürülüyor. uzaktan da olsa sevdiğim bir arkadaşıma günaydın gülümseyişi gönderiyorum.

vitrinlerin camından kendime bakmayı ihmal etmiyorum, yeşil fiyonklu tacım hoş olmuş. evet evet keyfim yerinde. mutluyum.

sanki sıkıntılarım bulutlara bağlı. o kadar huzurluyum ki... iş yerinin basamaklarına geldiğimde, tüm iş programım yapılmıştı. 

mutlu bir sabah herkese, kuş tüyü misali.